Acıbadem Sağlık Grubu, Meme Kanseri Farkındalık Ayı’nda ‘Seven Fark Eder’ kampanyasıyla kadınları erken tanı ve düzenli kontrollerin önemine dikkat çekiyor. Prof. Dr. Metin Çakmakçı’dan kritik uyarılar.
Acıbadem Sağlık Grubu, Meme Kanseri Farkındalık Ayı kapsamında bu yıl ‘Seven fark eder’ temasıyla yeni bir kampanya başlattı. Kampanya, sevmenin fark etmek, önemsemek ve harekete geçmek anlamına geldiğini vurgulayarak kadınları hem kendi sağlıklarını hem de sevdiklerinin sağlığını önemsemeye, meme sağlığı farkındalıklarını artırmaya ve düzenli kontrollerini ihmal etmemeye teşvik ediyor.
Meme kanserinde erken tanının hayati önem taşıdığına dikkat çeken Acıbadem Ataşehir Meme Merkezi Sorumlusu Prof. Dr. Metin Çakmakçı, ‘Benim hiçbir şikayetim yok’ düşüncesinin erken tanı ve tedavi şansını engellediğini belirtti. Prof. Dr. Çakmakçı, günümüzde gelişen görüntüleme yöntemlerinin erken tanıyı kolaylaştırdığını ancak fazla kilo, obezite, fiziksel aktivite azlığı, sigara, alkol kullanımı ve bazı hormonal tedavilerin de riski artırdığını vurguladı.
Prof. Dr. Metin Çakmakçı, meme kanserinin yedi önemli belirtisini sıralayarak uyarılarda bulundu. Memede yeni ortaya çıkan, sert, düzensiz veya büyüyen kitle en bilinen belirti olsa da her kitle kanser anlamına gelmiyor. Kişilerin kendi kendine teşhis koymak yerine mutlaka hekime başvurması gerektiğini belirten Prof. Dr. Çakmakçı, yaşa göre iyi huylu kitle oranının değiştiğini ifade etti.
Memede şekil veya büyüklük değişikliği, meme derisinde çökme, çekilme, portakal kabuğu görünümü, kalınlaşma veya şişlik de dikkat edilmesi gereken belirtiler arasında yer alıyor. Meme başında içe doğru çekilme, yeni gelişen değişiklikler veya emzirme dönemi dışında kendiliğinden gelen, özellikle kanlı akıntı da önemli bir bulgu olarak değerlendiriliyor.
Meme derisinde kızarıklık, pullanma, tahriş, kalınlaşma veya meme başı çevresinde geçmeyen deri değişiklikleri de meme kanseri belirtisi olabilir. Bu tür bulgular enfeksiyon gibi daha sık görülen nedenlerle ortaya çıksa da, tedaviye rağmen düzelmeyen veya tek taraflı değişikliklerde meme kanseri olasılığı da göz ardı edilmemeli.
Koltuk altında veya köprücük kemiği çevresinde yeni ortaya çıkan şişlikler de hastalığın lenf bezlerini etkilediği durumlarda görülebiliyor. Açıklanamayan, geçmeyen veya büyüyen şişliklerde meme dokusundaki diğer değişikliklerle birlikte hekime başvurmak önem taşıyor.
Prof. Dr. Çakmakçı, meme kanseri taramasının kişinin yaşı, aile öyküsü, genetik riskleri ve diğer faktörlere göre kişiye özel planlanması gerektiğini vurguladı. Ailesinde meme veya yumurtalık kanseri öyküsü bulunan kadınların risk değerlendirmesini daha erken yaptırması gerektiğini belirten Prof. Dr. Çakmakçı, 40 yaş altı risk grubundaki kadınların doktor kontrolü ve doktorun önerdiği görüntüleme yöntemleriyle, 40 yaş sonrası ise yıllık ultrasonografi ve mamografi ile düzenli taramaya devam etmelerinin erken tanı şansını artıracağını sözlerine ekledi.
Türkiye’nin en güçlü ve en iddialı haber teması: Seobaz Haber Teması. Hız, SEO uyumu ve modern tasarımıyla rakiplerinizi geride bırakın, haber sitenizi zirveye taşıyın.
Yorum Yap