Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, 2027 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi’ni açıklayarak bütçenin refah ve dönüşüm odaklı olduğunu belirtti. Enflasyonla mücadele ve mali disiplin vurgusu yapan Yılmaz, cari açığın düşürülmesi hedefini de yineledi.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, 2027 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi Basın Bilgilendirme Toplantısı’nda yaptığı açıklamada, bütçenin refah ve dönüşüm odaklı olduğunu belirtti. Yılmaz, gelecek dönemde ticaret diplomasisini güçlendirme, ürün ve pazar çeşitliliğini artırma, markalaşmayı destekleme, yeşil ve dijital dönüşümü hızlandırma ve ihracatçıların finansmana erişimini kolaylaştırma hedeflerini yineledi.
Genel finansal koşullardaki iyileşmeye paralel olarak reel sektörü destekleyici finans programlarının devreye alınacağını söyleyen Yılmaz, hizmet ihracatındaki güçlü performansı koruyarak dış dengeye katkı sağlamayı amaçladıklarını ifade etti. Gelecek yıl cari açığın GSYH’nin yüzde 2’sinin altına inmesinin beklendiğini belirtti.
Yılmaz, programın temel önceliğinin fiyat istikrarı olduğunu vurgulayarak, dezenflasyon sürecini desteklediklerini ve bütçe açığını kademeli olarak azalttıklarını söyledi. 2024 Haziran’da başlayan dezenflasyon sürecinde önemli ilerleme kaydedildiğini belirtti. Enflasyonun ana eğilimindeki iyileşmenin devam ettiğini ve yıl sonunda enflasyonun yüzde 28,4 olacağının tahmin edildiğini açıkladı.
Sosyal konut ve gıda gibi arz yönlü politikalarla enflasyon düşüşünün devam ettirileceğini belirten Yılmaz, tüketici enflasyonunun 2027 yılı sonunda yüzde 21’e gerilemesini öngördüklerini dile getirdi. Orta vadede ise kalıcı tek haneli enflasyona ulaşma hedefi bulunduğunu sözlerine ekledi.
Mali disiplin, fiyat istikrarı ve yapısal dönüşümü bir arada ilerleten bu yaklaşımın, ekonominin dayanıklılığını güçlendirirken sürdürülebilir büyüme ve kalıcı sosyal refah hedeflerine ulaşmanın temel güvencesi olacağını vurguladı. Bu sayede üretim, verimlilik ve ihracat odaklı dönüşümün sürdürülerek dengeli ve kapsayıcı büyüme anlayışının güçlendirileceğini söyledi.
Cevdet Yılmaz, elde edilen kazanımların toplumun tüm kesimlerine yansıdığı, ekonomik güvenliğin ve toplumsal refahın güçlendiği bir ortamda Türkiye Yüzyılı hedeflerine kararlılıkla ilerlemeye devam edeceklerini belirtti.
2026 yılı bütçesinde 18 trilyon 979 milyar lira gider, 16 trilyon 266 milyar lira gelir öngörüldüğünü hatırlatan Yılmaz, bütçe açığının GSYH’ye oranının yüzde 3,5 olarak tahmin edildiğini aktardı. 2027-2029 dönemini kapsayan Orta Vadeli Program’da ise 2026 bütçe giderlerinin 19 trilyon 660 milyar lira, bütçe gelirlerinin 17 trilyon 28 milyar lira, bütçe açığının GSYH’ye oranının ise yüzde 3,1 olarak revize edildiğini kaydetti.
Gelirlerin giderlerden daha fazla artmasıyla bütçe açığının milli gelire oranında 0,4 puan civarında bir düşüş yaşandığını ifade eden Yılmaz, başlangıçta öngörülenin çok daha iyi bir bütçe açığıyla yılın kapatılacağını öngördüklerini belirtti. Yakın coğrafyada yaşanan savaş ve gerginlikler nedeniyle enerji ve emtia fiyatlarındaki artışlara rağmen bütçe disiplininden taviz verilmediğini söyledi.
Kamu borcunun milli gelire oranının, son yıllardaki olağanüstü afet harcamalarına rağmen tarihsel olarak düşük seviyelerde bulunduğunu ve uluslararası karşılaştırmalarda güçlü görünümünü koruduğunu belirtti. 2002 yılında yüzde 71’in üzerinde olan AB tanımlı genel devlet borç stokunun GSYH’ye oranının, 2026’nın ilk çeyreğinde yüzde 23,1’e, ikinci çeyreğinde ise yüzde 22,3’e gerilediğini açıkladı.
2002’de bütçe içindeki faiz giderlerinin payı yüzde 43,2 iken, 2026 itibarıyla bu oranın yüzde 14,4 olması beklendiğini belirten Yılmaz, dünyanın risk ve belirsizliklerle dolu olduğu bir dönemde düşük kamu borçluluk oranıyla bu sürece girilmesinin önemli bir avantaj olduğunu değerlendirdi.
Deprem bölgesinin ihyası için güncel fiyatlarla 5,4 trilyon lira harcandığını ve bunun 104 milyar dolara karşılık geldiğini bildiren Yılmaz, 6 Şubat depremleri sonrasında vatandaşların ihtiyaçlarının hızla karşılandığını ve imar çalışmalarına başlandığını anımsattı. 2023’te bütçe açığının GSYH’ye oranının yüzde 5,1 olarak gerçekleştiğini, deprem harcamaları hariç bu oranın yüzde 1,6 olduğunu belirtti.
2027 Yılı Merkezi Yönetim Bütçesi kapsamında, bütçe giderlerinin 27 trilyon 276 milyar lira, bütçe gelirlerinin ise 23 trilyon 408 milyar lira olacağı öngörülüyor. 2027 yılında bütçe açığının GSYH’ye oranının yüzde 3,5 olarak gerçekleşmesi tahmin ediliyor. Deprem harcamaları hariç bütçe açığının GSYH’ye oranının ise yüzde 2,8 seviyesinde olması bekleniyor.
Türkiye’nin en güçlü ve en iddialı haber teması: Seobaz Haber Teması. Hız, SEO uyumu ve modern tasarımıyla rakiplerinizi geride bırakın, haber sitenizi zirveye taşıyın.
Yorum Yap