Türkiye Sigorta Birliği Başkanı Yaşar, sektörün aktiflerinin ilk çeyrekte 4,2 trilyon liraya ulaştığını açıkladı. Prim üretimi ve penetrasyon oranlarındaki artış dikkat çekiyor.
Türkiye Sigorta Birliği’nin (TSB) yeni yönetim kurulu, ilk basın toplantısında sektörün finansal durumuna ilişkin önemli verileri paylaştı. TSB Başkanı Yaşar, 2026’nın ilk çeyreği itibarıyla sigorta sektörünün toplam aktiflerinin yüzde 59’luk büyüme ile 4,2 trilyon liraya ulaştığını duyurdu.
Bu büyüme, sektörün finansal gücünün arttığını ve ülkenin ekonomik istikrarına katkısını gösteriyor. Yaşar, önceki dönemdeki gibi iletişime açık ve sahada bir yönetim anlayışı sergileyeceklerini vurgulayarak, sigorta farkındalığını artırma ve ülkenin korunma açıklarını kapatma hedeflerini yineledi.
Yaşar, sigorta sisteminin gelişimi için yapılan çalışmalara değinerek, sigortanın bir tamamlayıcı unsur değil, temel bir unsur olduğunu belirtti. Politika yapıcıların sigortanın çözebileceği alanlara odaklanması gerektiğini söyledi.
2025 yılını 1,2 trilyon lira prim büyüklüğü ve yaklaşık 32 milyar dolar prim hacmi ile kapattıklarını açıklayan Yaşar, son yıllarda büyüme gösteren üretim hacminin, 10-11 milyar dolar seviyesindeki tıkanıklığı aştığını ifade etti. Sektör, yüzde 2,68 ile son 10 yılın en yüksek penetrasyon oranına ulaştı.
2026’nın ilk çeyreğinde ise 397 milyar liraya yaklaşan bir prim üretimi gerçekleşti. Bu rakam, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 33’lük bir artışa işaret ediyor. Prim üretiminin 340 milyar lirası hayat dışı sigortalardan, 57 milyar lirası ise hayat sigortalarından geldi.
Teknik kârda da yüzde 39’luk bir artış gözlendi. 2026 ilk çeyrek verilerine göre hayat dışı sigortalarda 34 milyar lira, hayat sigortalarında ise 12 milyar lira teknik kâr elde edildi.
Sektörün öz sermaye yapısının güçlendiğini belirten Yaşar, öz sermaye oranının yüzde 62 artışla 459 milyar liraya ulaştığını kaydetti. Bu durumun, sigorta şirketlerinin ve markalarının finansal yapısının güçlenmesiyle ülkenin kırılganlığının azaldığını gösterdiği ifade edildi.
İlk çeyrekte toplam 151 milyar liralık brüt ödenen hasar kaydı bulunuyor. Türk sigorta sektörü, 3,5 trilyon liralık fon sağlayarak Türkiye’nin en büyük kurumsal yatırımcısı konumunda. Bu fonların, finansal piyasaların istikrarına önemli katkı sağladığı vurgulandı.
Yaşar, sigorta ve emeklilik fonlarının uzun vadeli yatırım sağladığını ve ülkenin finansal istikrarı için kritik önem taşıdığını belirtti. Sektörün, enflasyona yol açmayan primlerle uzun vadeli yatırımlar gerçekleştirdiği aktarıldı.
Sektörün 2030 hedefi olan yüzde 5 penetrasyon oranına ulaşmak için çalışmaların sürdüğünü dile getiren Yaşar, bu hedefin şimdilik yüzde 2,68’lik mevcut oranın yaklaşık yarısı olduğunu söyledi. 2030’da 50 milyar dolarlık toplam prim hacmine ulaşılması hedefleniyor.
Ahmet Yaşar, öncelikli hedeflerinin prim yazmaktan ziyade ülkenin koruma açıklarını kapatmak olduğunu vurguladı. Sigorta şirketlerinin, yüz binlerce insanın istihdam edildiği ve birçok kurumun entegre olduğu bir ekosistemin merkezinde yer aldığını belirtti.
Bireysel Emeklilik Sistemi’nde (BES) 2,5 trilyon liralık fon tutarına ve 18 milyon katılımcıya ulaşıldı. Hayat sigortalarında ise fon tutarı 156 milyar lira olarak kaydedildi. Yaşar, hayat sigortası alanında sözleşme adedi ve fon büyüklüğü açısından dünya ortalamasının gerisinde olunduğunu ifade etti.
Zorunlu Deprem Sigortası (DASK) özelinde ise 2025 yılında 21 milyar lira civarında prim üretimi gerçekleşti. Ülkede yaşanan acı tecrübelere rağmen DASK’ın penetrasyon oranının yüzde 58 seviyesinde kalması, bu oranın artırılması gerektiğine işaret ediyor. Vatandaşların sigorta primi ödemeyerek dolaylı yoldan vergi ve cezalarla bu tutarları ödediği belirtildi.
Türkiye’nin en güçlü ve en iddialı haber teması: Seobaz Haber Teması. Hız, SEO uyumu ve modern tasarımıyla rakiplerinizi geride bırakın, haber sitenizi zirveye taşıyın.
Yorum Yap